301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
25 Nisan 2018 - Çarşamba 12:50 Bu haber 1267 kez okundu
 
Orhan Akın'dan Çarpıcı Açıklamalar
Burdur Radyosunda Serkan Şimşek'in sunduğu Gündem ve 7 Soru isimli programa konuk olan TÜRK EĞİTİM-SEN Burdur Şube Başkanı Orhan Akın önemli açıklamalarda bulundu.
GÜNDEM Haberi
Orhan Akın'dan Çarpıcı Açıklamalar

Türk Eğitim Sen Burdur Şube Başkanı ve Kamu Sen İl Temsilcisi Orhan Akın, Burdur Radyosu, Çağdaş Burdur Gazetesi ve Manşet Burdur internet haber sitesi işbirliği ile gerçekleştirilen ‘Gündem ve 7 Soru’ isimli radyo programının konuğu oldu. Canlı olarak yayınlanan ve sunuculuğunu Burdur Radyosu Genel Yayın Yönetmeni Serkan Şimşek’in üstlendiği programda Başkan Akın, eğitim sistemi eleştirerek, önemli konulara değindi.

 

EĞİTİM SORUNLARI

Ülkemizde eğitim sisteminde yaşanan sorunları aktaran Türk Eğitim Sen ve Kamu Sen İl Temsilcisi Orhan Akın, “Eğitim çok önemli bir konu, herkes bunu dillendiriyor, siyasiler, veliler dillendiriyor, eğitimin dokunmadığı bir alan yok, ya çocuğunuz okuldadır, ya torununuz okuldadır, ya da yüksek öğretime devam ediyordur, eğitim mutlaka her evi akşamıyla sabahıyla ilgilendiren bir konudur. Eğitim son günlerde Sayın Cumhurbaşkanının ifadesiyle iki konuda başarısızız dediği konulardan bir tanesidir. Birisini eğitim diyor birisini de kültür alanında istediklerimizi yapamadık diyor, biz de katılıyoruz, eğitim gerçekten şu anda gelinen nokta itibariyle 2002’den beri 5-6 tane bakan değişmiş ve her bakanla beraber bir sürü problem yumak haline gelmiş neredeyse o çığın altında kalacak derece sıkıntılar yaşanıyor, öğretmen sıkıntı yaşıyor, veliler sıkıntı yaşıyor, öğrenciler sıkıntı yaşıyor ve dolayısıyla bu sıkıntıların giderilmesi noktasında biz de sivil toplum örgütü olarak bugün bu problemleri konuşacağımızdan dolayı tekrar bahtiyarlığımı ifade etmek istiyorum. Eğitimin amacı nedir oradan başlamak istiyorum, eğitim her şeyden önce vatanına milletine bağlı değerlerle mücehhez insanları yetiştirmek, demokrasiyi hazmedebilen insanları yetiştirebilmek ve onun ötesinde de toplumsal kuralları benimsemiş ve toplumun içinde barış ve sevgi içinde yaşayabilen insanları yetiştirmek ve meslek sahibi etmektir. Bunu biz başarabiliyor muyuz, buradan başlamak lazımdır. İnsanlar mutlu mudur, yaşadığımız toplumda her gün şikayet ettiğimiz trafikten, toplumsal olarak kullandığımız sosyal mekanlarda, okullarda, insanlar mutlu mudur, oradan başlamak lazımdır. Okulların çıktısı olan ürün çıktısı gibi bakmak ve değerlendirmek gerekirse öğrencilerimiz hangi konumdadır, isteğimiz davranışları öğrencilerimize verebiliyor muyuz, bu konularda baktığımız zaman maalesef bunu itiraf edeceğiz, bazen siyasilere dokunacağım, bazen eğitimin sistemsel ve yapısal problemlerine değineceğiz ama herkes şunu kabul etmelidir ki Türk Milleti tarihte birçok başarılara imza atmış, sanatta kültürde, sporda birçok başarılar elde etmesine rağmen bugün geldiğimiz gün itibariyle bunu başarabildiğimiz söylenemez. Bunun sebebi ne olabilir, bunun sıkıntısı öğrencilerimizde mi, öğretmenlerimiz de mi, okullarımızda mı yoksa velilerde mi bunları konuşacağız. Değişen sınav sistemleri ile her bakan kendi sistemini değiştirdi ve gelen bakan, benden önceki bakan başaramadı ve beceremedi ifadeleri ile koltuğa oturmuş ve her gelen bakan sorunları çözmek yerine sorunları ve problemleri artıran bir noktaya doğru maalesef olayları götürmüştür dolayısıyla bugün yakın zamanda okullara yerleştirme hadisesi yaşanacak, bunları tek tek madde madde konuşacağız, okulları niteliksiz ve nitelikli olarak ayırmışız, bugün Burdur’da 7 tane okul nitelikli okul ki ben bu ifadeyi de doğru bulmuyorum. Ne demek nitelikli ve niteliksiz okul, nitelikli okullarda görev yapan öğretmen, niteliksiz okullarda görev yapan öğretmenler niteliksiz öğretmen mi diyeceğiz veya niteliksiz diye belirttikleri Anadolu Liselerinin çoğu ki Burdur eğitim kentidir, sürekli siyasilerin ve bizlerin hoşumuza giden bir ifade, eğitim kentini ne hale getirdik ve şu anda üç yıl üst üste TEOG sınavında, Türkiye’de derece yapan bir il ne yaptı da, hangi yanlışları tekrarladı da, şu andaki noktaya geldi, şu anda çok da başarısız olduğumuz söylenemez, yöneticilerin haklarını yemeyelim, milli eğitimin ve öğretmenlerimizin hakkını yemeyelim. Gittikçe aşağıya doğru inen bir başarı grafiği var, diğer illerin önüne geçen Burdur, eğitimde anılmamaya başlamış, diğer illerden projeleri takip için heyetler gelirken, maalesef şu anda onları göremez hale gelmişiz, bugün yine bunları konuşacağız. Şu açıdan bakalım öğretmenlerimizin problemleri var, okullardaki bu fen liselerin, sosyal bilimler liselerini, Anadolu liselerini yerleştirme noktasında problemlerimiz var, sınıftaki öğrencilerin davranışlarını ayarlamada, kurallara uydurmada birçok sıkıntımız var, üniversite yerleştirmede yine YKS diye isimlerini değiştirdiler, neredeyse her harfi kullandılar, SBS’den başlayıp, Türk Alfabesinde kullanılmayan harf kalmadı diye söylemek lazım. Ne yapacağız şimdi, burada nereden başlamak lazımdır, eğitimin sorunlarını çözüm noktasında ne yapmamız lazım, bugün yine beraber konuşacağız” dedi.

 


SENDİKALARA DEĞER VERİLMİYOR

Sendikalara gereken değerin verilmediğini vurgulayan Başkan Orhan Akın, “Sivil Toplum Örgütü ne için vardır, siyasiler ve bürokratları yanlış giden yerde, bu gittiğiniz yol, yol değildir demek için sendikalar vardır, eğitim sendikaları vardır. Ara ara Rahmetli Babam, “yahu, ne işiniz var meydanda, iki de bir basın açıklaması yapıyorsunuz, derdiniz ney” diye serzenişte bulunurdu. Okul yöneticileri değişirken, biz meydanda bağırdık, dedik ki yanlış yapıyorsunuz, Burdur eğitimde başarılıysa okul yöneticilerimiz de başarılıdır, neden bunları görevden alıyorsunuz diye meydanlarda bağırmak zorunda kaldık. Biz böyle mücadelemizi yaparken, kavgacı, ortamı geren, sürekli olarak birilerini eleştiren bir noktada değiliz. Bahsettiğimiz gibi çözüm önerilerimizde var, genel merkezimizin bu noktada çalışmaları var. Maalesef kamu yöneticileri, sivil topluma bu noktada Avrupa’daki gibi değer vermediklerini düşünüyorum, ara ara çağırsalar da gaz alma mahiyetinde, işte biz de bunların görüşlerini aldık gibi, belki zaman zaman küçük çay sohbetleri yaptığımız oluyor, bireyse randevularımızla gittiğimiz oluyor ama ben şunu arzu ederim, yetkili sendika Memur-Sen, eğitim alanında Eğitim Bir Sen, tabi siyaset ister sol olsun, ister sağ olsun, kendi yandaşlarını, kendi ben burada ayrım yapmıyorum, illa şudur demiyorum, bütün siyasetçilerin hepsine söylüyorum, eğitime de bu noktada aynı şekilde bakıyorlar, kendilerine itaat eden, eski Yunanlılarda da böyleymiş, diyor ki bize itaat eden, bizim emrimizden çıkmayan, bürokratlar olsun, sivil toplum da böyle olsun, adam hızını alamıyor, spor kulüplerinin başkanlarını dahi benden olsun anlamında olduğu için sivil toplum örgütlerine değer verilmiyor. Biz zaman zaman gidiyoruz kendi özel gayretlerimizle ki Burdur’da eğitim toplantıları oluyor. Bakınız Sayın Bakan geliyor, sivil toplum örgütlerini oraya davet etmiyorlar, geçen hafta Bucak’ta bir takım açılışlar için buradaydı, biz bunu medyadan öğreniyoruz, burada eğitimin ki bizim burada bin 500’ün üzerinde üyemiz var. Biz il, il, okul, okul geziyoruz, buradaki eğitim sendika başkanlarının hepsinin orada bulunması gerekiyordu. Biz de bu ülkenin içinde faaliyet gösteren bir yapıdayız, vatanımızı, milletimizi seviyoruz. Afrin’deki ordumuzu destekliyoruz ama bu noktalarda maalesef arzu ettiğimiz işbirliği ve danışma meclisleri kurulmuş değildir” diye konuştu.

 


“PERFORMANS DEĞERLENDİRMESİ, EĞİTİM HAYATINI TAMAMEN BİTİRECEK”

Performans değerlendirmesi sistemini eleştiren Başkan Akın, “Kamunun birçok yerlerinde buna benzeyen, kamu çalışanının performansını değerlendireceğiz anlamında bir çalışma var ama projelerin vakıflar, dernekler, okulların hepsi proje yapmaya başlamış, biz bu projeleri yapmaktan, onları takip etmekten, uygulamaktan yorulduk ve esas işimize bakamıyoruz. Bu performans değerlendirmesinde daha önce okul müdürleri çalıştırmış olduğu kendi okulundaki öğretmenlere belli notlar veriyordu, inanın burdur merkezdeki bir lisede ben onun ismini paylaşmayayım, arkadaşların çoğu biliyor, kendi çalıştırdığı okuldaki en çalışkan öğretmenine sadece sendikal farklılıktan dolayı en düşün notu veren okul müdürlerini biz gördük. Bakın şimdi bu okul müdürü kendi arkadaşına böyle bir hasım hane olarak değerlendirdiği bir ülkede biz eğitimi nereye götürebiliriz. Okul müdürü öğretmene not veriyor, böyle bir uygulama vardı, mahkeme kararlarıyla biz bunu iptal ettirdik, sivil toplum önce buna karşı çıkar, eğer bürokratlar bunu yerine getirmezse hukuka müracaat ederiz, hukuk da burada doğru kararı verir. Müdür, öğretmene not verdi, hızını alamadılar, dediler ki veliler de öğretmene not versin, şimdi son günlerde veliler öğretmene nasıl bakıyor, işte üç ay tatil yapan öğretmen, 15 tatili yapan öğretmen, kar tatili yapan öğretmen sanki bu meslek kuruluşunun itibarsızlaştıran bir yöne doğru giden bir çalışmanın olduğunu söylüyor. Bu performans değerlendirme biçimi, veli öğretmene not verecekse, neye göre verecek, öğretmeni ne kadar tanıyor, okulla velinin ilişkisi ve bağlantısı ne kadar, bunları bir kimsenin bu noktada ben öğretmenimi çok iyi tanıyorum, sınıf öğretmenlerini belki veli tanır, daha fazla haşır neşir ama branş öğretmeninin çoğu veliye sorun ismini dahi bilmez, biz ne yapıyoruz, çocuğumuz karneyi getiriyor, notlarına bakıyoruz, karneye göre bir öğrenci değerlendirmesi söz konuş- veli öğretmene not verecek, o yetmedi dediler ki öğrenci de öğretmene not versin, olmadı, geçen bir ulusal kanalın altyazısında şu geçti, dedi ki öğretmenin maaşını öğrenciler belirleyecek. Bu da olmaz artık dedirten bir takım uygulamalar, o da olmadı, öğretmen öğretmene not verecek, aynı okulda, aynı derslere giren öğretmenler birbirlerini değerlendirecekler, bu ne olur, çalışma hayatını huzursuz eder, ortamı bozar, 12 tane pilot ilde Milli Eğitim Bakanlığı bu uygulamayı başlatmıştık, biz sendika olarak eylem kararı aldık, öğretmen öğretmene not veriyor, vermeyeceğiz, böyle bir değerlendirmeyi yapmıyoruz diye Antalya’da bu uygulandı, inanın burada öğrencilerin, sosyal medyada paylaşmış oldukları ifadeler var, ‘Hocam, bana 100 ver, ben de sana 100 vereyim’, ‘Hocam daha notunu vermedim’, ‘Hocam sıra bende’ ki kadın öğretmenlerle ilgili yazdıkları şeyler çok gayri ahlaki şeyler var, sayın bakanın önüne bak bakalım getirmek istediğin performans sistemi bizi nereye doğru götürüyor diye bunun suçlusu kim, öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle eğitimde başarısızlık varsa, bakanları başarısızdır bu noktada, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’le başlayan İsmet Yılmaz’la devam eden süreçte Bakanların performans değerlendirmesi sıfırdır çünkü hiçbir şey başaramamışlardır, kaostan başka bir şey getirmemişlerdir, eğitimi eğitimcilere bırakmaları gerekmektedir. Biz bu performans değerlendirme biçimi eğer seneye uygulanırsa,  ki inat ediyor sayın bakan, 24 Haziran’dan sonra ne olur bilemiyorum ama bu performans değerlendirmesi eğitim hayatını tamamen bitirecek bir çalışma olarak görüyoruz ve bunu uygulatmama adına ne yapılacaksa, onu yapmaya da hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Kaynak: Editör: Manşet Burdur
Etiketler: Orhan, Akın'dan, Çarpıcı, Açıklamalar,
Yorumlar
Haber Yazılımı