301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
26 Kasım 2016 - Cumartesi 21:28 Bu haber 2121 kez okundu
 
TUGVA Burdurdan Anlamlı Konferans
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Burdur Şubesi Ak Parti İstanbul Milletvekili Metin KÜLÜNK'ün katılımı ile konferans düzenledi.
GÜNDEM Haberi
TUGVA Burdurdan Anlamlı Konferans

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk: 'Koruyan, Kollayan Kim Varsa Hesabını Verecek’ Türkiye Gençlik Vakfı  (TÜGVA) Burdur Şubesi’nin davetlisi olarak Burdur’a gelen AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, “15 Temmuz ve Yeni Anayasa” konulu konferans verdi. Külünk, FETÖ Terör Örgütünü koruyup, kollayanların da hesap vereceğini söyledi. Burdur Öğretmenevi Müdürlüğü Nurcihan Velicangil Kültür Merkezi’nde geçtiğimiz Perşembe akşamı düzenlenen konferans, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Burdur Valisi Şerif Yılmaz, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, AK Parti İl Başkanı Süleyman Faki ve teşkilatı, Burdur İl Genel Meclisi Başkan Muzaffer Bağcı, İl Genel Meclisi Üyeleri, ve üyeleri ile Burdur, Antalya, Isparta ve bağlı ilçelerinden gelen çok sayıda katılımcının  yer aldığı konferansın açılış konuşmasını Türkiye Gençlik Vakfı Burdur İl Temsilcisi Can Özkaya yaptı.

Askerliğini Burdur’da yaptığını belirterek konuşmasına başlayan AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu vurguladı. AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, “Biz 1924 Anayasasını anlamaksak niye Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğu sorusunun cevabını veremeyiz. Çünkü hem 1961 anayasasının, hem de 1982 Anayasası’nın ruh merkezi 1924 Anayasası. 1924 Anayasası’nın bütün kurgu ve derdi Lozan’dır. Lozan sadece Türkiye Cumhuriyeti devletimizin bize aktaran bu devletin küresel ölçekli meşrutiyetinin kabul edildiği bir anayasa değildir. Beraberinden Lozan üzerinde bu topraklarda kültürel kapitalitasyon dayattırılmak istenmiştir bu millete. Bu dayatmanın adı 1924 anayasasıdır. Bu Anayasanın ruhu ve aklı yaşamaya devam ettiği müddetçe açık yüreklilikle en son söyleyeceğim cümleyi en başta söyleyeyim Türkiye Ak Parti iktidarı ile son 14 yıldır demokratikleşme, özgürleşme, insan hak ve özgürlüklerini esas alma temelli bütün siyasi irade üzerinden gerçekleştirdiği genişleme alanlarını 1 gecede tasviye edildi. Niçin? Çünkü 1971 anayasası 1961 anayasasına merkez oldu. Hem 1982 anayasasına merkez oldu. 1924 anayasası ile Türkiye’de ne yapılmak istendi.? Osmanlı sonrası Cumhuriyet kuruldu. Meşrutiyetini ilan etti. Ama bir başka şey daha yapılmak istendi. Biz Telaviv-Londra hattına tutsak edilmek istendik. Ladin’in kültürel kotlarına tutsak edilmek istendik. Bizler eğer tutsaydı İslamsız bir Türk tarihine tutsak edilerek bu milleti 28 Şubat’taki şamanizm geleneklerinin ihya edilme çabalarını unutmayınız” dedi.

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN AMACI

15 Temmuz darbe girişiminin devleti çökertilip, devleti teslim almanın adı olduğunu belirterek, hedefine yönelik bazı tespitlerini de paylaşan Milletvekili Külünk, “Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yapamadıklarını  100 yıl sonra yapma girişimidir. Onun için darbe girişimi falan değildir. Silahlı oluşu evet bir darbe görüntüsü değil, bir işgal, devleti yeniden mandacı bir anlayışla devleti tamamıyla devleti aklını ve felsefesini yapısını teslim almaktır” diye konuştu. BOMBA FABRİKASI SOBA FABRiKASI OLDU Ülkemizde günümüze kadar düzenlenen darbe girişimlerini tek tek sıralayan Metin Külünk, otomotiv başta olmak üzere, bazı sektörlerin Türkiye’de neden gelişmediğine açıklık getirdi. Milletvekili Külünk, “Nasıl oluyor otomotiv sektörünün adresi batı. Bizde niye yok?. Bizim ne eksiğimiz var. Niye biliyor musunuz eksik şu;? Türkiye’yi dondurmuşlar. 1950 yılında bir rapor var. Diyor ki raporda Türkiye ağır sanayi yatırımı yapmayacak. ‘Demir çelik fabrikasını kapatacak, Karabük Demir Çelik Fabrikası’nı kapatacaksınız’ diyor yıl 1957, uçak makine motor projelerini iptal edecek. Nerede Kuş’un uçakları kaç yılında yapıldığını biliyor musunuz?. 1920 1. Dünya Savaşı bitmiş, hemen akabinde Cumhuriyet kurulmuş, peki Gazi’nin talimatı ile kurulmuş Kayseri’deki TOMTAŞ fabrikası, Peki Nuri Demirağ Fabrikası nerede? Uçak fabrikası nerede? Peki nerede bizim 2008 yaptığımız tanklarımız, bir başka örnek daha vereyim. Amerika’nın geniş kanatlı bir bombardıman uçağı var. Hatırlar mısınız? O uçağı 1948- 1950’de biz yapmışız. Nerede? Biz neyi başarmışız biliyor musunuz? otomobil fabrikasını, 1930’larda kurdurduğumuz bomba fabrikasını soba fabrikasına dönüştürmüşüz” ifadelerini kullandı.

 ‘HER ŞEY OTORİTER BÜROKRATİZME TESLİM OLMADIKLARI İÇİN’

İstanbul Milletvekili Külünk,  “Siz seçiyordunuz seçtikleriniz Ankara’da tutuklu kalıyordu. Parlamento tamamen otoriter bürokratizmin yönlendirmesi ile hareket ediyordu. ‘Ne demek istiyorsunuz’ diyeceksiniz. Özal buna kafa kaldırdığı için tavsiye edildi. Menderes buna itiraz ettiği için idam sehpasını gördü. Menderes hoca; buna itiraz ettiği için bedel ödedi. Türkeş açık açık söylüyorum;  itiraz ettiği için bedel ödedi. Sayın Erdoğan, Sayın Cumhurbaşkanımız sizinle bütünleşip sandıktan aldığı oyun hakkını teslim ettiği için ve otoriter bürokratizme Türkiye’yi teslim etmeyeceğim, hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir deyip, Türkiye’yi 1934’ten sonra konulduğu dondurucudan çıkarıp milletle beraber milletin ruhunu ve aklını Ankara’da iktidar ettiğini  hatırlayın 2002’yi, hangi cümle vardı size hükümet vermezler. Ben 1995’teki cümleleri biliyorum. 450 milletvekili de alsanız size hükümet verilmeyecek. Muhtar bile olamaz. Ben sistem tartışması yapmıyorum. Türkiye’nin gecikmişleri var, ertelenmişleri, unutturulmuşları var” şeklinde konuştu.  

AVRUPA BİRLİĞİ’NE GÖNDERME YAPTI

Türkiye’nin, Avrupa Birliği gündemini de değerlendiren Milletvekili Külünk, “Şunu hiçbir zaman unutmayın Türklerin güzergahı Batı’dır. Ama bu batıda yok olmak değildir ya da Avrupa Birliği’nin bugünkü ikiyüzlülüğü, terörle yan yana duruşu evet demek değildir. Çünkü toprak milletlerin kaderlerini belirler. Avrupa için Kızılırmak doğuya doğru gitmektir. Yaşlı kıta sıkışmışları aşacak batıya doğru gidecek. Türkler içinde kızıl ırmak neresidir? Batıya doğru gitmiştir. Onun için ecdadımız bir yandan Urallar üzerinden, bir yandan Kafkaslar üzerinden hep batıya doğru gidişi zorlamışlardır. Bu bizim tarihsel varoluş gerekçemizdir” dedi. KÜLÜNK’TEN SİYASAL ANALİZLER Siyasal analizlerde de bulunan Ak Parti İstanbul Milletvekili Külünk, “ İkinci Dünya Savaşı çok partili bir siyasal yaşamı, İnönü batı yakasında olmak doğal olarak ne gerekmiştir? 1923’ ten 1946’ya kadar tek partili bir Türkiye, 2 parti kurulması gerekiyor. Demokrat  Parti kim? CHP.. Sadece parlamenter, çok partili sisteme geçilmek zorunda bir parti daha olmak zorunda çok partili bir siyasal yapı kurulmuş muş muş .. gibi yapmak için aslında Demokrat Parti Kurulmuş. Bu millet büyük millet Menderes ve arkadaşlarını CHP’nin elinden bu aldı. Bunu unutmayın. Nasıl Özal’ı darbecilerin, ihtilalcilerin elinden sandıkta aldıysa aslında Menderes ve arkadaşlarını da CHP’nin elinden bu millet aldı. Rahmetli Menderes’te aynı yerde ittifak ederek tıbbi bugün bu millet büyük bir işgal yapıyor. Devlet beyi ve Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve millet vesayet odaklarının elinden aldı millet kendi çizgisinde birlikte kıldı. Devlet beyimiz gördü milletin durduğu yerde durdu. Şimdi çok partili siyasal yaşam evet, milletin iradesi evet, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir evet, ama idam sehpası? 4 tane darbe, can sıkıldıkça meclisin kepenkleri kapanıyor” dedi.

‘KORUYAN KOLLAYANLAR DA HESABINI VERECEK’

FETÖ Soruşturmalarına da değinen Milletvekili Külünk, FETÖ’cü olanları koruyan ve kollayanların da hesap vereceğini ifade etti.  Konferansın sonunda yönetilen soruları da yanıtlayan Külünk, FETÖ’nün haşhaşi yapılanması olduğunu belirterek, bu örgütün içinde kim varsa adalete teslim olup bildiklerini anlatmasını istedi. FETÖ’cüleri koruyan kollayan kim varsa hesabını vereceğini de ifade eden Milletvekili Külünk, “Özellikle yerel duygusallığın hat safhada olduğunu biliyorum. Bakın ben kendimden örnek vereyim benim akrabam vardı. Duydum, açıktan yazdım git ifadeni ver dedim. Buradan da söylüyorum, yol yakınken gidin bildiğiniz her şeyi anlatın. Değilse bu devlet gittiği yere kadar gidecek. Onlar kaçtıklarını zannediyorlar. Unutturduklarını zannediyorlar. Uyuttuklarını zannediyorlar. Bu ülkede 12 Eylül’de 11 Eylül günü ben eve geldiğimde gece saat 3’tü. Geldiğim yerde Milli Selamet Partisi İstanbul Gençlik Kollarıydı. Babam beni uyandırdığında Kenan Evren’i gördüm karşımda. 12 Eylül’de gençlerimiz evlerinden pat pat toplanıyor. Kimse bu devletin hafızasını unutmasın. Onun için etrafları şu anda tel örgü ile çevrili. Gevşemek yok ama arkadaşım diye kollamakta yok, akrabam diye kollamakta yok. İş ortaklığı yapmışsındır. Onun sayesinde güç elde etmişsindir. Onların sayesinde mevki kazanmışsındır. Kardeşim bu ülke benden kıymetli, hepimizden kıymetli, eğer 15 Temmuz hedefine ulaşsaydı bugün toplantı yapamazdık. Valimizin yerine kim gelecekti biliyor musunuz? Burdur’un imamcığı gelecekti. Burdur’un imamcığı gelip ‘Şerif Bey siz yeter artık biz oturacağız’ diyecekti. Evet, şaka değil çünkü paralel devlet yapılanmasının manası nedir? Manası budur onun için bu vesile ile burada savcılarımızı ve emniyeti de uyarıyorum, bilgilendiriyorum” diye konuştu. ‘15 Temmuz ve Yeni Anayasa’ konulu konferansı veren AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk’e, Burdur Valisi Şerif Yılmaz tarafından hediye takdimi yapıldı. Konferans, hatıra fotoğrafının çekilmesi ile sona erdi.

Kaynak: (ÇağdaşBurdur) - Çağdaş Burdur Gazetesi Editör: Manşet Burdur
Etiketler: TUGVA, Burdurdan, Anlamlı, Konferans,
Yorumlar
Haber Yazılımı